İş Bankası ve Kumbara

İlk tasarruflarınızı nasıl oluşturduğunuzu hatırlar mısınız? Çocukluk yıllarınıza doğru uzandığınızda çoğunuzda benzer hatıralar canlanmakta... İlk aldığınız harçlığınızı kumbaranıza atmanın verdiği keyfi, kumbaranızı doldurmak için sabırsızlıkla beklediğiniz bayramları, dolan kumbaranızı açabilmek için kumbaranız üzerinde denediğiniz güç gösterisini ya da anahtar deliğine sokmaya çalıştığınız çeşitli cisimleri hatırlıyorsunuz değil mi? Evet, "tasarruf ve kumbara" çocukluğumuzun bütünleşmiş iki kavramı ve bu iki kavramın Türk halkının hayatına yerleşmesine öncülük eden İş Bankası... Gelin birlikte 1928'den başlayan bir zaman yolculuğu yapalım ve İş Bankası ile kumbara arasındaki manevi bağın nasıl geliştiğini hatırlayalım.

Yıl 1928... İş Bankası Türkiye'deki bütün yerli ve yabancı bankaların tasarruf hesapları ve bu hesaplara uygulanan faiz oranları konusunda kapsamlı bir çalışma yapar ve halka tasarrufu sevdirerek bilinçli bir tasarruf alışkanlığı kazandırma hedefiyle Eylül ayından itibaren İstanbul Şubesi (bugünkü Yenicami Şubesi) vasıtası ile bir reklam kampanyası yapmaya karar verir. Kampanyada kullanılacak temel araç, Türk halkının ilk kez tanışacağı "kumbara" olacaktır. Bu kampanya aynı zamanda, İş Bankası'nın gerçek anlamdaki ilk reklam kampanyası olma özelliği de taşıyacaktır. Bu doğrultuda Avrupa'ya kumbara siparişi verilmiş ve ilk kumbaralar Eylül ayı başında İstanbul'a ulaşmıştır. Bu ilk kumbaraların ardından İstanbul'daki Şakir Zümre fabrikasının ürettiği kumbaralar kullanılmaya başlanmıştır.

Evet, kısa sürede halk ilk kez tanıştığı bu tasarruf aracını çok sevmiş, büyük küçük herkesi, her aileyi bir "İş Bankası Kumbarası"na sahip olma heyecanı sarmıştır. Böylece sistemli bir çalışmanın sonucu olan bu buluş benimsenmiş, önceden içerisinde ne olduğunu bilemediği dört duvardan oluşan "banka" kavramı, giderek halka daha çok anlam ifade eder hale gelmiştir. Herşeyden önemlisi, Cumhuriyetin bu ilk yıllarında Türkiye'nin kalkınma için en çok ihtiyaç duyduğu şey olan "tasarruf bilincinin topluma kazandırılmasında" "İş Bankası Kumbarası" çok büyük bir rolü başarıyla yerine getirmiştir. Kumbara ve beraberinde getirdikleri o yıllar için o kadar önemli hale gelmiş ki dönemin Milliyet Gazetesi "Tasarrufa Alışmalıyız" başlıklı yazısında olayı şöyle anlatmış:

"İş Bankası çok faideli bir harekete geçmiştir. Aileler arasında tasarruf fikrini temniye için bilhassa çocuklarımızı tasarrufa alıştırmak maksadıyla Banka tarafından çok hoş bir vasıtaya müracaat edilmiştir. Bu vasıta da resmimizde gördüğünüz zarif kutudur. Herhalde her aile babası bu kutudan bir tane alırsa çocuğunu sevindirmiş olacaktır. Bu kutu, içerisine atılan paranın çıkarılmasına imkan olmayacak surette yapılmış mükemmel bir kumbaradır".

Kumbara kampanyasının halk tarafından büyük talep görmesiyle kısa süre içinde tüm kumbaralar tükenmişti. 1928 yılında kampanyaya başlanırken kumbara sayısının 5 bin mi yoksa 10 bin mi olması tartışılırken, 1929 yılının sonlarında tüm ülkede hükümet politikası olarak başlatılan tasarruf seferberliği ve bankanın küçük tasarrufları değerlendirme konusundaki kararlılığının sonucunda kumbaraların cazibesi artmış ve iki yıl içinde sayısı 16 bini geçmişti.

Yıl 1930... Türk Yurdu Dergisi'ndeki bir yazıda şöyle deniyordu:

"Halen 16.000 İş Bankası kumbarası, aileler içinde müstakbel milli sermayeyi toplamakla meşguldür. Her kumbaranın ayda 5 lira topladığını farz edersek, yalnız bu sayede senede bir milyon liraya yakın bir aile tasarrufu yapılıyor demektir. Bu güzel teşebbüsün vereceği maddi manevi tesirleri düşünürsek, istikbal hakkında ümitvar olmamak mümkün müdür?"

Kumbara ile başlatılan küçük tasarruf kampanyası İstanbul Yenicami Şubesi tarafından yürütüldüğünden, şubenin kuruluş günü olan 25 Aralık tarihi "tasarruf günü" ilan edilerek şubede "Türk annelerine ve Türk muallimlerine" çay ve ıhlamur ziyafeti verilmişti. Sonraki yıl Beyoğlu şubesinde, özel olarak Amerika'dan getirtilen "tasarrufa ait filmler gösterilmişti. Ayrıca Kumbaralarını boşaltmak için gelen çocuk ve büyüklere yaşlarına uygun hediyeler verilmişti.

"Damlaya damlaya göl olur" atasözüne uygun olarak, çocuk ve aileler kadar, ülke ekonomisine de kaynak yaratması hedeflenen Kumbara ile halka ve özellikle de çocuklara tasarrufun sevdirilmesine çalışılmıştır. Gerek reklam gerekse tanıtımlarda verilmek istenen: "Günlük yaşantımızda önemsiz sayılan bozuk paraların kumbarada biriktirilerek bankaya yatırılması ve bu paranın çoğalarak bir gün işimize yaraması" fikridir.

İş Bankası Kumbara uygulaması, yaygın bir reklam kampanyasıyla yürütülmüş, çeşitli gazetelerin yanı sıra İstanbul'da yayımlanan Ermenice, Rumca ve Fransızca gazete ve dergilere de ilan verilmişti.

Kumbara kampanyasının başarısı, Banka'nın 1924'te Türkiye'deki toplam mevduat içindeki %3,5 olan payının, 1932'ye gelindiğinde %24'ü aşmasından anlaşılmaktadır.

Yıl 1934... Dağıtılmış ve hesapları açılmış kumbaraların sayısı 50 bini aşmıştı. Yine aynı sene yayınlanan "Türkiye İş Bankası'nın 10 Yılı" kitabında Türkiye'deki ilk kumbara uygulamasını İş Bankası'nda tatbik eden dönemin "İktisat Vekili Mahmut Celâl Bey"in kumbara kampanyası ile ilgili şu sözleri yer almıştı:

"1928 senesinde İş Bankası İdare Meclisi'nden bir karar almıştık. Kararımız milletin ruhunda gizli kalan tasarruf definesini ortaya atmaktı. Milletin umumi refah ve mal varlığı üzerinde kuvvet membaı olan tasarruf hareketine şuurlu bir cereyan vermekti. Arkadaşlarımla bu karara varmak için müzakere ederken tasarrufa vasıta olarak kullanacağımız kumbaraların sayısı üzerinde tereddüt hasıl oldu. 1.000 kumbaranın kâfi geleceğini iddia edenler bulundu. İşe başladıktan az bir müddet sonra ilk 2.000'i, 1.000 kumbara siparişi takip etti. Bu 10.000'ler taaddüt etti. Bugün yalnız İş Bankasının vatandaşlara açtığı Küçük Cari Hesaplar ve dağıttığı kumbaraların sayısı 50.000'i geçmiştir."

Kumbarayı ilk dolduran çocuk Biga Mebusu Şükrü Bey'in oğlu Süha Efendi olmuştu; 1950'li yılların ve sonrasının tasarruf sahipleri de yine, ilk dönemde İş Bankası'nın yöneldiği çocuklar olacaktı.Kumbaralar; sadece paraların birikimini değil; özellikle küçük çocukların tasarrufa ilgilerini çoğaltmayı sağlamıştı.

Yıl 1935...İş Bankası'nın İdare Meclisi raporunda, tasarruf kampanyası ve kumbara işleri konusunda şu değerlendirme yapılmıştı:

"Geçmiş çalışma yıllarımızdaki faaliyetlerimizden en çok övündüğümüz bu işimizin, ulusal ekonomi yaşayışımızda derin izler bırakacağına inanıyoruz…Her Türk çocuğunun ve evinin süsü değil, fakat ufak kasası olan mütevazı kumbara, bugün için hemen hemen bankamızın ismiyle bir birlik teşkil ederek, para artırma hevesini ve zevkini aşılayan en büyük biriktirme vasıtası olmuştur."

Yıl 1955... Çocukların hayatında kumbara o kadar önemli bir yere sahip olmuştu ki İş Bankası çocuklarla iletişim konusunda yeni bir adım daha atarak 1955 Temmuz'unda Kumbara Mecmuası'nı yayımlamaya başladı. Dergi kısa zamanda büyük ilgi gördü. 1978 Ekim'inde ise bu yayın "Kumbara Dergisi" olarak çocuklara ulaşmaya başladı.

Ve bugün, 70 yılı aşan süredir işlevini koruyan İş Bankası Kumbarası sizlere, çocuklarınızın geleceğini güvence altına alacağınız bir tasarruf planı ile İş Bankası Kumbara Fonu olarak ulaşıyor. Üstelik ilk amacından hiçbir şey kaybetmeden, damlaya damlaya göl olur diyerek, yine bugünün çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamayı hedefleyerek...